Duygusal Yük Beden Üzerinden Sinyal Verir

Birçok kişi terapiye “bedensel” şikayetlerle gelir: Geçmeyen bir yorgunluk, nedeni bulunamayan ağrılar, mide sorunları, kas gerginliği ya da uyku problemleri… Tıbbi kontroller normaldir ama beden hala bir şey anlatıyordur. Çünkü beden, zihnin taşıyamadığını sinyal yoluyla ifade eder. Duygular bastırıldığında yok olmaz. Söze dökülemeyen, fark edilemeyen ya da sürekli ertelenen duygusal yük, zamanla bedende yer bulur. Zihin “idare ediyorum” derken, beden alarm vermeye başlar. Terapi sürecinde sıkça şunu görürüz: Kişi uzun süredir güçlü kalmaya çalışmış, üzüntüyü, öfkeyi ya da kırgınlığı bastırmış, ama beden bu yükü taşımakta zorlanmıştır. Bu noktada ortaya çıkan belirtiler bir zayıflık değil, uyarıdır. Beden, “burada durmamız gerekiyor” demeye çalışır.

Duygusal yükle temas etmek her zaman kolay değildir. Ancak bedeni susturmaya çalışmak yerine, onun ne anlattığını anlamaya çalışmak iyileştirici bir adımdır. Terapi, bedensel sinyalleri yok saymak yerine, onları duygusal ihtiyaçlarla ilişkilendirmeyi amaçlar. Çünkü beden çoğu zaman sorunun kaynağı değil, habercisidir. Dinlenmeyen duygular, bedeni konuşturur. Ve beden konuşmaya başladığında, artık durup dinleme zamanı gelmiştir.

Psikolog

Ela Özpoyraz

Ela Özpoyraz, TED Kayseri Koleji Lisesi’nden mezun olduktan sonra psikoloji alanındaki akademik yolculuğunu Özyeğin Üniversitesi Psikoloji (%100 İngilizce) bölümünde sürdürmüş; 2022 yılında onur derecesiyle mezun olmuştur. Lisans eğitimi boyunca insan davranışını yalnızca teorik düzeyde değil, klinik ve uygulamalı boyutlarıyla ele almaya odaklanmıştır.

İlgili İçerikler

Blog

Modern Çağın Görünmez Gölgesi: Kaygı Bozukluğu ile Yaşamak

Blog

Ruhun Mimari Yapısı: Kişilik Örgütlenmesi ve Savunma Kalkanlarımız

Blog, Sıkça Sorulanlar

Neden sağlıklı bir ilişki bizim için önemlidir?

Blog

Bir Çocuğu Anlamanın En Doğal Yolu: OYUN

Blog

Oyun Sadece Oyun Değildir

Blog

Oyun Terapisi Ne Zaman Gereklidir?