Çocuklar dünyayı oyunla tanır, duygularını oyunla anlatır. Bazen bir oyunda tekrar tekrar aynı sahne kurulabilir, bazen oyunlar dağılır, bozulur ya da aniden yarım kalır. Bunların her biri çocuk için bir anlam taşır. Oyun sırasında çocuk; yaşadıklarını, korkularını, meraklarını ve ihtiyaçlarını kelimelerle değil, davranışlarıyla ifade eder. Çünkü her çocuk ne hissettiğini anlatacak sözcüklere sahip olmayabilir. Oyun, tam da bu noktada onların dili olur.
Bir ebeveyn olarak bazı oyunlar size anlamsız, tekrarlayıcı hatta endişe verici gelebilir. Ancak çoğu zaman bu oyunlar, çocuğun iç dünyasında olup bitenleri düzenleme ve anlamlandırma çabasının bir parçasıdır. Çocuk oyunla kontrol kurar, rahatlar ve güvende hissettiği bir alan yaratır. Oyun terapisinde amaç, oyunu yönlendirmek ya da “doğru” bir oyun öğretmek değildir. Amaç; çocuğun oyun aracılığıyla kendini ifade etmesine alan açmak, onun temposuna eşlik etmek ve ihtiyaç duyduğu duygusal desteği güvenli bir ilişki içinde sunmaktır. Çünkü oyun, çocuklar için sadece eğlenceli bir zaman değil; anlaşılmanın, görülmenin ve iyileşmenin en doğal yollarından biridir.






