Çocuklar duygularını yetişkinler gibi kelimelerle değil, oyunla ifade eder. Çocuk merkezli oyun çalışmaları, çocuğun kendi iç dünyasını güvenli bir ortamda, kendi temposunda ve kendi diliyle ortaya koyabilmesini hedefleyen bir yaklaşımdır. Bu süreçte çocuğu yönlendirmek ya da düzeltmek yerine; onun oyununa eşlik eder, duygularını fark etmesine ve anlamlandırmasına alan açabilmesini sağlayan çalışmalarla ilerlemekteyim. Kurduğumuz bağ sayesinde, çocuğun kendini güvende hissettiği, yargılanmadığı ve olduğu haliyle kabul edildiği bir bağ üzerinedir.
Çocuk merkezli oyun çalışmaları; kaygı, korkular, öfke, davranış sorunları, kardeş kıskançlığı, ayrılma güçlükleri, alt ıslatma ve duygusal regülasyon alanlarında çocuğun içsel kaynaklarını güçlendirmeyi amaçlar. Oyun aracılığıyla çocuk; yaşadığı zorlanmaları dışa vurur, duygularını tanır ve baş etme becerileri geliştirmeye başlar. Bu yaklaşımda ebeveyn süreci de oldukça önemlidir. Çocuğun ilerleyişi, ebeveynlerle yapılan görüşmelerle desteklenir; böylece çocuğun ihtiyaçları günlük yaşamına da sağlıklı bir şekilde yansıtılır. Her çocuk benzersizdir. Bu nedenle oyun danışmanlığı süreci, çocuğun bireysel ihtiyaçlarına, gelişimsel düzeyine ve duygusal kapasitesine göre şekillenir.







