Psikodrama, bireyin yaşantılarını, duygularını ve ilişkisel örüntülerini eylem ve canlandırma yoluyla ele alan, derinleştirici bir yaklaşımıdır. Sözcüklerin yetersiz kaldığı noktalarda, kişinin iç dünyası sahneye taşınır ve yaşantılar yeniden anlamlandırılır. Psikodrama çalışmalarıyla; kişinin duygularını fark etmesi, bastırılmış yaşantılarını güvenli bir alanda ifade edebilmesi ve yeni baş etme yolları geliştirmesi hedeflenir.
Bu yaklaşım, yalnızca yaşanan problemi değil, kişinin ilişkisel dinamiklerini ve içsel rollerini de ele alır. Benim için psikodrama, danışanın kendini yalnızca anlatmadığı; deneyimlediği, fark ettiği ve dönüştürdüğü bir alan sunar.
Çocuklar için psikodrama, oyunun ve yaratıcılığın gücünü temel alır. Çocuk; yaşadığı olayları, duygularını ve ilişkilerini canlandırma, rol değiştirme ve sembolik anlatımlar yoluyla ifade eder.
Çocukta psikodrama;
- kaygı ve korkular,
- öfke ve davranış sorunları,
- kardeş ilişkileri,
- özgüven ve sınır problemleri,
- ayrılık ve uyum süreçleri
gibi alanlarda çocuğun içsel dünyasını anlamayı ve güçlendirmeyi amaçlar. Bu süreçte çocuğun hızına saygı duyulur; yönlendirmek yerine onun spontanitesine alan açılır. Çocuk, güvenli ilişki içinde kendini ifade ederken hem duygusal farkındalık geliştirir hem de yeni ilişki deneyimleri kazanır. Psikodrama, çocuğun yalnızca bugününü değil; gelecekte kuracağı ilişkilerin temelini de destekleyen güçlü bir iyileşme alanı sunar.







