Oyun, çocuğun iç dünyasına açılan en güvenli kapıdır. Görüşme sürecinde oyun, çocuğun yaşadığı duyguları baskılamadan ve zorlamadan ifade etmesini sağlar. Çocuk; oyun oynarken korkularını, kaygılarını ve ihtiyaçlarını ortaya koyar.. Sözcüklerle anlatamadıklarını oyunla anlatan çocuk, zamanla iç dünyasını keşfeder
Oyun danışmanlığı, çocuğun yaşadığı zorlayıcı deneyimleri anlamlandırmasına yardımcı olurken; özgüvenini, sosyal becerilerini ve duygusal dayanıklılığını destekler. Her oyun bir mesajdır ve doğru danışmanlık yaklaşımıyla bu mesajlar, çocuğun iyilik haline dönüşür.
Çünkü çocuklar en iyi oyunla anlatır, en sağlıklı şekilde oyunla iyi hisseder.
Anlaşılmayan Öfkenin Ardındaki Ses
Eğenler, çocuklarının öfkesini çoğu zaman “inat”, “şımarıklık” ya da “söz dinlememe” olarak yorumlayabilir. Oysa öfke, çoğu durumda anlaşılmamanın dışa vurumudur. Çocuk kendini ifade edemediğinde, duyguları görülmediğinde ya da dinlenmediğini hissettiğinde öfke ortaya çıkar.
Öfke bir sorun değil, bir işarettir. Çocuğun iç dünyasında olup bitenleri anlatma çabasıdır. Bu noktada danışmanlık, çocuğun ve ebeveynlerin durup bu sesi duymasına yardımcı olur. Danışmanlık sürecinde çocuk, duygularını güvenli bir ortamda ifade etmeyi öğrenirken; ebeveynler de çocuğun öfkesinin ardındaki ihtiyacı fark eder.
Uzman , bu süreçte hem çocuğa hem de eğenlere rehberlik eder. Yargılamadan, etiketlemeden ve zorlamadan… Amaç öfkeyi bastırmak değil, onu anlamlandırmaktır. Anlaşılan çocuk sakinleşir; anlaşılan öfke dönüşür.
Danışmanlık süreci, çocuğun duygularını güvenli bir ortamda keşfetmesini sağlarken; eğenlerin de çocuğun davranışlarını farklı bir bakış açısıyla değerlendirmesine yardımcı olur. Uzman , bu süreçte çocuğun duygusal ihtiyaçlarını anlamlandırır ve evebeynlerle iş birliği içinde ilerler. Böylece öfke, bastırılan bir sorun olmaktan çıkarak anlaşılabilir ve dönüştürülebilir bir duygu hâline gelir.
Bazen bir çocuğun ihtiyacı disiplin değil, anlaşılmaktır. Danışmanlık ise bu anlayışa giden en güvenli yoldur.







